Metalcilerin “Fonladığı” Futbol Dergisi: Şampiyon!

Metalcilerin “Fonladığı” Futbol Dergisi: Şampiyon!


fikrihür
fikrihür
Metalcilerin “Fonladığı” Futbol Dergisi:...

Medya deyince akla gelen ilk konu, medyanın finansmanı. En son bu yaz fon tartışmalarına şahit olduk. Ancak en ilginç fonlama hikayelerinden biri pek de konuşulmadı. Türkiye’nin hâlâ yayınlanan en eski rock’n’roll kültürü dergisi DeliKasap, bir “futbol edebiyatı neşriyatı” yayınladı: Şampiyon Dergi. Böylelikle bir futbol dergisi, metalci abonelerin fonlamasıyla yayın hayatına başladı.

Peki bu nasıl mümkün oldu? İlk sayısında Sergen Yalçın’ı kapak yapan dergi Beşiktaşlı olmayan futbolseverlerin de radarına nasıl girdi? Şampiyon; DeliKasap, TR!P Kültür, Semtin Çocukları gibi dergileri de bünyesinde bulunduran Zihin Açıklığı Enstitüsü tarafından yayınlanıyor. Şampiyon Dergi yayın yönetmeni Murat Arda ile Şampiyon başta olmak üzere yayıncılık serüvenini konuştuk.

“Haysiyetin tüm renklerine açık bir mecra”

Şampiyon Dergi nasıl doğdu? Neden böyle bir dergi başlatma ihtiyacı hissettiniz?

Şampiyon Dergi kulüplerin kültürel alandaki boşvermişliklerine bir tepki olarak doğdu. Hayatlarında hiç ayakları topa değmemiş, mahalle kültüründen beslenmemiş, semt adabını bilmeyen, gerek futbol ve kulüp yöneticileri gerekse de spor basınında “birilerinin adamı olmak” dışında bir sıfatı olmayan türedi kişiliklerden çok sıkılmıştık. Biz de bu tip yozlaşmış yapıların dışında, birtakım siyasi ya da sermaye gruplarının halkla ilişkilercisi gibi davranan değil de kafasına göre takılan bağımsız, özgür düşünceli sporseverleri hedefleyen bir oluşuma evirilebilir miyiz, bir deneyelim dedik. Sosyal medyanın sıkıcılığına ve işkembe-i kübradan sallama tipi yeni nesil duyumcu yoz haberciliğe alternatif olarak “yavaş dergicilik” ve daha edebi bir gazetecilik peşindeyiz.


Dergi sadece Beşiktaşlılara mı hitap ediyor?

Şampiyon Dergi dünyanın her yerindeki semt çocuklarının dergisi olma derdinde bir neşriyat olacak. Kapak tasarımımız bir Fenerbahçeli sanatçı olan Mehmet Can Ezer tarafından hayata geçirildi. Galatasaraylı, Bursasporlu olup da dergimizi edinenler oldu. Beşiktaş dergisinin yerine geçme gibi bir durum yok, zaten öyle bir gücümüz de yok. Ancak verdiğimiz mücadeleler sonucunda biz “Beşiktaş Dergisi’ni asla kapatamazsınız” diyerek kulübe dergiyi yeniden yayınlatan bir oluşumuz. Beşiktaş Dergisi Baba Hakkı’dan miras bir dergiydi ve ne yazık ki Beşiktaş Jimnastik Kulübü’ne çöken ve yönetime hâkim olan ahlak-dışı anlayışlar bu değeri yeterince önemsemedi ve dergiyi itibarsızlaştırdı. Şampiyon Dergi bu mücadelenin bir ürünü aslında ve tüm onurlu futbolseverlere hitap ediyor. Bir “futbol edebiyatı” oluşumu şekillendirmeye çalışacağız ve bunun içinde Metin Kurt da olacak Maradona da. Haysiyetin tüm renklerine açık bir mecra diyelim.

Dergi masraflı iş, nasıl fonladınız?

Şampiyon Dergi heavy metal dergisi DeliKasap’ın okurları tarafından finanse edildi. Türkiye’de rockçıların futbol ile yakın ilişkisi olagelmiştir hep; daha çok Beşiktaşlıların egemen olduğu “DeliKasap Jimnastik Kulübü”, Galatasaray’a yakın olan artık kapanan Blue Jean-Head Bang yazarlarının oluşturduğu DvK, Fenerbahçelilerin oluşturduğu Guns N’ Roses Türkiye, Efes Pilsen fanlarının Bakırköy İdman Yurdu gibi takımları ile Heavy Metal Futbol Ligi bile kurmuştuk. Tabii ki Şampiyon DeliKasap JK oldu! Guns N’ Roses Türkiye’yi 12-0 yendik ama bağımsız olarak yayınladığımız ilk DeliKasap Dergi’ye de Guns N Roses’ı kapak yapmıştık. Dolayısıyla Şampiyon DeliKasap JK, Şampiyon Dergi’yi yayınladığında hiçbir rockçı okurumuz tepki vermedi hatta bizim takım şampiyon olursa bizi de kapak yaparsınız artık diye şakalaşmalar bile oldu. Sonuçta gerek sosyal medya hesaplarımızda gerekse de dergimizin web sitesi sampiyondergi.com adresinde açılış sayfamızda Lefter Küçükandonyadis, Baba Hakkı, Naci Özkaya, Cihat Arman, Çengel Hüseyin gibi farklı renklere haiz değerli isimlerin fotoğrafları bulunuyor; tüm bu babalara eşit mesafedeyiz ve bu yüzden de dergimize Adanademirsporlusu, Altaylısı ya da Dikilitaşlısı da sahip çıkacaktır diye düşünüyoruz.

“’Yavaş iyidir’ diyerek yola koyulduk”

Neden dijital bir yayın yerine basılı yayın çıkarmayı tercih ettiniz?

Şampiyon Dergi çağdaş dergiciliği hayata geçirme derdinde bir oluşum. Basılı dergi geleneğini devam ettirmenin yanı sıra dergimizin web sitesi, dijital ve sosyal medyası da bulunuyor, yavaş yavaş hepsini geliştireceğiz. Salt dijital dünyaya hapsolmayı istemiyoruz ama kâğıt israfı da yapmak istemiyoruz. Basılı dergimizi beş yıl, on yıl ya da yüz yıl sonra okuyanlar da haz alsın ve “Vay be, şu yozlaşma ve çürüme yıllarında böyle haysiyetli futbolseverler, entelektüel spor insanları da varmış” desinler istiyoruz. Basılı formatta dergiyi seviyoruz; aslında bu kadar basit. Tabii bir de işin dayanışma ile maddi engelleri dahi aşabiliyor olma hazzı var. Basılı derginin temposu, konsepti, belli bir bütünlüğü sağlaması, bunlar keyifli işler. Bununla birlikte dijitali dışladığımız da düşünülmesin. Ama biz “yavaş dergicilik” anlayışıyla varlığımızı sürdüreceğiz. Acelesi olan hızlı koşmaya devam edebilir, bizim acelemiz yok.

Metal müzik dünyasıyla futbol dünyası arasında hiç ortak noktalar var mıydı?

Dünyanın en büyük metal gruplarından Iron Maiden da ne yazık ki West Ham taraftarıdır mesela. Slaven Bilic çok sıkı bir rockçıdır, Beşiktaş’ta onunla birlikte çalıştım ve Ramones’dan Misfits’e bir hayli rock-metal kültürüne haiz olduğunu söyleyebilirim. Yine bizim kurduğumuz Heavy Metal futbol ligi gibi oluşumlar ile bu ülkede de metalciler ile futbol kültürü arasında sıkı bağlar var diyebiliriz. Ama en önemli bağ 1992-1993 yılı arasındaki efsane İnönü Stadı heavy metal konserler dizisidir ve bu yüzden belli bir yaşın üstündeki hemen tüm rockçılar Beşiktaş’a sempati duyar. Yeni nesil rockçılar bile DeliKasap’ta yayınladığımız 666+1 ve 666+2. sayılarda 1993 İnönü Stadı konserleri konseptini işlediğimiz için o günleri heyecanla öğrenmekte bizlerden. Umuyorum tekrar o güzel günlere dönebiliriz. Rock’n’roll’un böyle bir büyüsü var; beş ya da on yılda bir yıldızı parlayıveriyor.

Dergi yayın hayatına başlayalı bir ayı geçti. Nasıl geri dönüşler aldınız?

Çok iyi tepkiler aldık. Bu iyi tepkileri kalıcı kılmak adına şimdi dergimizin web sitesini de yavaş yavaş geliştirmeye başladık. “Yavaş iyidir” diyerek yola koyulduk, bakalım önümüzdeki aylar neler getirecek.

Peki Zihin Açıklığı Enstitüsü nasıl bir oluşum? 

Zihin Açıklığı Enstitüsü bağımsız bilim insanlarına, yazarlara ve müzisyenlere açık bir oluşum. Bir kolektif yapı inşa etmeye çalışıyoruz. Kültürel hegemonya savaşlarında yozlaşmaya karşı mücadele etmek istiyoruz. Haysiyetli tüm gazeteci ve yazarlara elbette ki açık bir oluşum. Ancak günümüzde hâkim olan “gazeteci modellerinden” iğreniyoruz ve onlarla aramızda derin bir mesafe olacak.

Oluşumunuzun gelecekte benzer projeleri var mı?

Bilim Sanat dergisi TR!P Kültür için sessiz ama derinden ilerliyoruz. Bununla birlikte DeliKasap 666+3. sayı da yine Zihin Açıklığı Enstitüsü tarafından yayınlanacak. Dergimizi edinmek isteyen tüm sporseverleri sampiyondergi.com adresine davet ediyorum.

Bu İçeriği Paylaş
Yorumları Göster (0)

Yorumlar