Platform çalışanları mevcut hukuk sisteminde gri alanda

Platform çalışanları mevcut hukuk sisteminde gri alanda


fikrihür
fikrihür
Platform çalışanları mevcut hukuk sisteminde...

Son dönemde bütün dünyada platform ekonomisi altında, dijital iş platformları üzerinden çalışan insanlar ortaya çıktı. Ancak bu çalışanlar, platformlar tarafından işçi olarak kabul edilmiyor; bağımsız çalışan, girişimci olarak görülüyor. Tüm dünyada görülen bu fenomen sonucunda işçi sayısı giderek azalıyor, freelance çalışanlar ise artıyor. Bu değişimin iş hukuku ve sosyal haklar bakımındansa ciddi sonuçları var. Üstelik bu değişim COVID-19 süreciyle beraber iyice hızlandı.

Türkiye’de de bu tarz platformlar var ve benzer bir dönüşümü biz de aynı hızla yaşıyoruz; ancak ülkemizde değil yasalar, istatistik alanında dahi henüz bir çalışma yok. Platform ekonomisi kavramını ve yarattığı değişimleri Galatasaray Üniversitesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Araştırma Görevlisi Hazal Tolu ile konuştuk.

Platform ekonomisi ne demek? Bu yeni kavram iş hayatında neleri değiştiriyor?

Platform ekonomisi, bireylerin bir platform aracılığıyla ücretli veya ücretsiz olarak mal, tecrübe ya da hizmetlerini paylaşımı temeline dayanan bir sistem. Bu platformların her biri çok farklı amaçlara hizmet ediyor. Alışveriş platformları, kitlesel fonlama platformları, sosyal medya platformları, iletişim platformları, bilgi ve deneyim platformları ve dijital iş platformları örnek verilebilir.

Dijital iş platformlarının iş hayatında yarattığı en büyük etki, işgücü piyasasının bugüne kadar hiç olmadığı kadar dışsallaştırılmasına imkân tanımaları. Bu platformlar sayesinde örneğin Amerika’daki bir işveren ihtiyaç duyduğu işgücünü Hindistan’daki bir çalışandan bu kişiyi işçi olarak istihdam etmeksizin, dolayısıyla iş hukukuna ilişkin yasalara uymak zorunda kalmaksızın, bu kişinin istihdamı için çalışma ve oturma izni almak gibi idari prosedürlerle uğraşmaksızın veya fabrikasını Hindistan’a taşıması gerekmeksizin dış kaynak kullanarak karşılaması mümkün ve aynı zamanda ucuz hale geldi. Ayrıca bu platformlar bugüne kadar duymadığımız talep üzerine çalışma (on demand work) ve kitle çalışmaları (crowdwork) gibi yeni çalışma modellerinin ortaya çıkmasına neden oldu. Kitle çalışmaları sayesinde normalde büyük hacimli ve ifası uzun zaman alacak türden işler basit ve küçük parçalara ayrılarak sisteme kayıtlı yüzlerde hatta binlerce bağımsız çalışana çok düşük ücretlerle gördürülmeye başlandı. Aslında dünyanın en büyük dijital iş platformlarından biri olan CrowdFlower’ın CEO’sunun bu konudaki açıklamaları durumun vahametini gözler önüne sermek bakımından ilgi çekici: “İnternetten önce, on dakika boyunca sizin için çalışacak birini bulmak ve o on dakikanın sonunda onu işten çıkarmak gerçekten zordu. Ama teknoloji ile birlikte, onları bulabilir, onlara çok düşük miktarda ücret ödeyebilir ve artık ihtiyacımız kalmadığında onlardan kurtulabiliriz.”

Pandemi sürecinde bu fenomen nasıl ilerledi?

Pandemi sürecinde bu tür çalışmalar yaygınlık kazandı. Tabii bunun birçok nedeni var. Bu dönemde uygulanan kısa çalışma ve ücretsiz izin dönemlerinde çalışanlar ek gelir elde edebilmek için söz konusu platformlar üzerinden çalışmayı denediler. Sokağa çıkma yasaklarında birçoğumuz market, giyim, yemek gibi alışverişlerimizi çevrimiçi alışveriş sitelerinden yapmaya başladık. Bu da konum tabanlı dijital iş platformları grubunda yer alan teslimat platformları üzerinden çalışan kişilere duyulan ihtiyacı arttırdı. Birçok kişi motokurye olarak çalışmaya başladı. Yine toplu taşıma araçlarının mümkün olduğunca kullanılmaması Uber, Bitaksi gibi ulaşım platformlarının yaygınlaşmasına neden oldu.

Platform tabanlı çalışma yürüten firmalar çok büyükler ve çok daha kurumsallar. Böyle yapılar nasıl kayıtdışı istihdam yaratabiliyor?

Çalışanlarını işçi olarak istihdam eden platformlar da var. Ancak platformların birçoğu neden olacağı ek maliyetler nedeniyle bunu tercih etmiyor. Çalışanların sosyal güvenlik primlerinin ödenmesi de bu maliyetlerden biri. Bizim hukukumuzda işçilerin de bağımsız çalışanların da sigortalı olması zorunlu. Ancak işçilerin sigortaları işveren tarafından yaptırıldığı ve prim ödeme yükümlüsü işveren olduğu halde bağımsız çalışanlar kendi sigorta primlerini kendileri ödüyor. Bir kişinin işçi sayılması için ise bu kişinin işverene bağımlı olarak, onun yönetim, gözetim ve denetimi altında çalışması aranıyor. Bağımlılık unsuru dediğimiz bu unsur klasik ve atipik istihdam modellerinde kolayca tespit edilebiliyor. Ancak platform tabanlı çalışma ilişkisini iş ilişkisi olarak tanımlamakta yetersiz kalıyor. Platform çalışanları mevcut hukuk sisteminde bağımsız çalışanlar ile işçiler arasında gri alanda kalıyorlar. Platformlar da bu gri alandan faydalanıyor.

“Pandemi döneminde freelance çalışan kişiler kısa çalışma ödeneğinden yararlanamadılar”

Yeni kuşaklar freelance işleri daha cazip buluyor. Peki işçi olarak çalışmaya göre ne gibi dezavantajları oluyor?

Bir kişi iş sözleşmesiyle çalıştığı zaman iş hukukunun koruyucu şemsiyesi altında yer almış oluyor. Bu şemsiyenin altında bağımsız çalışanların sahip olmadığı pek çok hak var. Bunlar fazla çalışma ücreti, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatiller, yıllık izin, doğum, ölüm ve evlilik izinleri gibi çalışma ve dinlenme sürelerine ilişkin haklar; iş güvencesi, kıdem ve ihbar tazminatı gibi feshe karşı korumalar, iş sağlığı ve güvenliğinden ve sosyal güvenlik hukukundan doğan haklar olarak örneklendirilebilir. Pandemi döneminde freelance çalışan kişiler kısa çalışma ödeneğinden yararlanamadılar. Birçok özel şirket işçileri için salgına karşı birtakım tedbirler alırken, platform çalışanları iş sağlığı ve güvenliğinden yoksun olarak çalışmaya zorlandılar.

Türkiye’de bu şekilde ne kadar çalışan var, hukuki düzenlemeler ne durumda?

Türkiye’de dijital iş platformları üzerinden çalışan kişilere ilişkin maalesef bir istatistik yok. Pandeminin başlarında biz bu konuda TÜBİTAK destekli bir proje yaptık ve platform çalışanlarının Türkiye’deki çalışma koşullarını öğrenmek amacıyla Türkiye’nin önde gelen dijital iş platformlarından bir takım anket sorularını veri tabanlarındaki çalışanlara iletmelerini rica ettik fakat platformlardan olumsuz dönüş aldık. Zannediyorum çalışanların bu konudaki farkındalıklarının artmasını istemediler. Platform tabanlı çalışma ilişkisine ilişkin özel bir hukuki düzenleme ise henüz yok. Bu konuda Fransa ve İspanya’da yasa çıkartıldı. Bizde de konunun bir an evvel ele alınması gerekli.

Peki Avrupa’da, Amerika’da?

Bu konuda en güncel rapor ILO tarafından şubat ayında yayınlandı. Rapora göre iş platformları 2010 yılından bugüne tam beş kat artmış durumda ve 2021 yılında tüm dünyada, web tabanlı ve konum tabanlı toplam 777 dijital iş platformu bulunmakta. Araştırmaya göre hayatının herhangi bir bölümünde dijital iş platformları üzerinden çalışan veya gelir elde eden kişilerin sayısı AB ülkelerinde çalışma çağındaki nüfusun %11’ini oluşturuyor.

Platformlar üzerinden iş alanların haklarını savunan kurumlar var mı?

Motosikletli Kuryeler Derneği var. Yine bazı platform çalışanları twitter, facebook gibi sosyal medya hesapları üzerinden örgütlenmeye çalışıyor. Bu konudaki en büyük sorun bu kişilerin işçi sayılmamaları. Bu durum onların örgütlenmesini güçleştiriyor. Yine küresel düzeyde faaliyet gösteren platformlar üzerinden çalışan kişilerin, örneğin aynı platform için Türkiye, Hindistan ve İspanya’daki çalışanların bir sendika çatısı altında örgütlenmesi oldukça zor.

Peki platform çalışanları yoksun kaldıkları haklarını alabilmek için neler yapabilir?

Bağımlılık unsurundan bahsederken, bunun platform çalışmalarını açıklamakta yetersiz kaldığını söylemiştik. Fakat İngiltere, Amerika, Fransa gibi birçok ülkede mahkemeler bağımlılık unsurunu bu çalışma ilişkilerini kapsayacak biçimde geniş yorumlayarak bu kişileri işçi veya işçi benzeri saydı. Bizde de platformları tarafından işçi olarak kabul edilmeyen, sigortasız çalışmaya zorlanan kişilerin haklarını yargı önünde aramaları mümkün olabilir. Ancak kanımca bu konuda en büyük görev yasa koyucuya düşüyor. Zira platform tabanlı çalışma ilişkisinin yasal güvenceye kavuşturulması, sadece çalışanların değil platformların da önlerini görebilmelerini sağlayacak.

Bu İçeriği Paylaş
Yorumları Göster (0)

Yorumlar