Türkiye’nin İklim Meselesi: Sol Partiler ne diyor?

Türkiye’nin İklim Meselesi: Sol Partiler ne diyor?


Ahmet Ziya Boz
Ahmet Ziya Boz
Türkiye’nin İklim Meselesi: Sol Partiler ne...

Önceki yazıda politik spektrumun sağında yer alan partilerin çevre ve iklim politikalarını incelemiştik. Bu yazıda ise Türkiye’deki sol partilerin iklim değişikliği sorununa verdikleri reaksiyonlara ve iktidara geldikleri zaman çevre konusunda vadettikleri çalışmalara bakacağız. İlk olarak ana muhalefet partisi olan CHP, ardından TİP, DSP ve HDP’nin politikalarını ele alacağız.

Türkiye’nin İklim Meselesi: Sol Partiler ne diyor?

Türkiye’nin İklim Meselesi: Sol Partiler ne diyor?

Cumhuriyet Halk Partisi programında çevre ve iklim değişikliği konularına oldukça büyük yer ayırıyor. Parti, Türkiye’nin çevre envanterinin çıkarılacağını ve böylelikle çevresel sorunlara daha doğru bir şekilde yaklaşılacağını iddia ediyor. Tatlı su kaynaklarının kirlendiğine ve erozyonla Türkiye’nin topraklarının azaldığına dikkat çeken parti, bu konularda da somut çalışmalar yapacağını söylüyor. Bunlardan biri TOPRAKSU Genel Müdürlüğü’nün kurulması ve bu kurumun kırsalda toprakların ve arazilerin denetlenmesiyle korunması görevlerini üstlenmesi.

CHP temiz çevre için kentlerin oldukça büyük rol oynadığına işaret ediyor. Bu yüzden, parti Elbistan’daki kömür santralleri gibi çevreye yüksek miktarda karbon salan enerji yapılarının kapatılacağını ifade ediyor. Ayrıca şehirlerde atıkların geri dönüştürülmesi ve şehrin ısıtılmasının çevreye daha barışık olması için çalışmalar da yapmayı planlıyor.

CHP çevre için çok sayıda kurumun da kurulmasını planlanlıyor. Buna göre amacı çevre politikalarını AB politikaları ile entegre olmasını sağlamak olan Çevre Ajansı kurulacak. CHP küresel ısınma konusunda da birtakım vaatlerde bulunuyor. Küresel ısınmaya karşı sanayi kuruluşlarının enerjilerini daha yeşil bir şekilde elde etmesi ve taşımacılıkta da demiryolunun kullanımının artırılması hedefleniyor.

Parti programının dışında CHP’li vekiller mecliste ve yerel belediyelerde iklim ile çevre konularında çok sayıda çalışmaya imza atıyor. İlk olarak CHP’li vekiller hükümetin gerçekçi bir iklim değişikliği politikasının olmadığı konusunda eleştiriyor ve örnek olarak da Erdoğan’ın Glasgow’daki görüşmelere katılmadığını belirtiyor. Ayrıca CHP’li vekiller mecliste kurulan komisyonlarda da sık sık Türkiye’nin doğasının hızla tahrip edildiğini ve hükümet tarafından ranta açıldığını dile get iriyor. Bunların dışında, bazı CHP’li belediyeler örneğin Konak, yerelde halkın iklim değişikliği konusunda bilinçlenmesi için çalışmalar yapıyor.

Sonuç olarak, CHP iklim değişikliği ve çevre konularında oldukça somut adımlar atacağını vadediyor ama özellikle Ege’deki bazı CHP’li belediyelerin eylemleri kafalarda soru işareti yaratıyor. Ege’nin doğası oteller ve madenler tarafından uzun süredir istila ediliyor. Oteller ve diğer yapılar bölgede belediyelerden aldıkları ruhsatlarla ekonomik aktivitelerine devam ediyor. Örneğin, Çeşme’de doğal sit alanı olan bölgede yapılan bir beach 100 yaşından büyük onlarca ağacın kesilmesine ve çevrenin tahrip edilmesine sebep olmuştu. Gelen tepkiler üzerine beach club yapımı durduruldu, sonrasında da bölgenin sit alanı olmasına rağmen CHP’li belediyenin şirkete ruhsat verdiği ortaya çıktı. Yani CHP’li belediyelerin de rant işin içine girince eleştirdikleri hükümetten geri kalır yanlarının çok olmadığı görülüyor. Eğer iktidara gelirlerse AKP’nin sol bir versiyonu mu olacaklar yoksa çevreci bir hükümet olup Anadolu’yu mu koruyacaklar hep beraber göreceğiz.

Politik spektrumun CHP’ye göre daha solunda yer alan Türkiye İşçi Partisi biyoçeşitlilik üzerine odaklanıyor. Hükümetin yabancı tohumlarını yaygınlaştırıp Anadolu’nun biyoçeşitliliğine zarar verdiğini, kendilerinin yerel tohumlara öncelik vereceklerini iddia ediyorlar. Ayrıca hükümetin doğayı talan ettiğini ve bu talanın eşitsizlik yarattığının altını çiziyorlar. Bu yüzden doğayı koruyacaklarını, sürdürülebilir enerjileri destekleyeceklerini ve hayvanların metalaşmasına karşı çıkıp tüm canlılara eşit davranacaklarını vadediyorlar. Bunların dışında Türkiye’nin birçok yerinde çevreyi tahrip edip yapılaşan firmalara karşı düzenlenen eylemlerde de parti üyeleri aktif bir şekilde rol alıyor.

Demokratik Sol Parti, Türkiye’nin en eski partilerinden olmasına karşın parti programında çevre ile ilgili çok küçük bir bölüm var. Parti, çevre bilincinin çocuklara çok erken yaşlarda verileceğini ve çevreyi korumanın da çok önemli için çevre ile barışık eylemler yapan bir parti olacaklarını vadediyor.

Halkların Demokratik Partisi’nin parti programında ekoloji ve yaşam mücadelesi adlı bir bölüm yer alıyor. Bu bölüm genel olarak, kapitalizmin doğayı ve doğanın kaynaklarını metalaştırdığını, onları derinden değiştirdiğini söylüyor. Parti temel olarak bu metalaşma eylemiyle mücadele edeceğini ifade ediyor. Örneğin, su gibi herkesin erişebilmesi gereken kaynakların ticarileşmesine karşı çıkıyorlar.

HDP kamuoyunda, mecliste de iklim değişikliği ve doğa tahribatı ile ilgili açıklamalarda bulunuyor. Parti ilk olarak iklim değişikliğinin oldukça önem verilmesi gereken bir konu olduğunun altını çiziyor. Partinin Ekolojiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Murat Çepni, iktidarın iklim değişikliği konusunda acil eylem planına sahip olması gerektiğini söylüyor ve zaman geçtikçe durumun daha da kötüleştiğini sözlerine ekliyor. Parti bununla beraber, iklim değişikliğini engellemek için tıpkı İyi Parti gibi sistemin değişmesinin gerektiğini iddia ediyor. Parti yetkilileri, iktidarın şirketlerle doğayı tahrip ettiğini bunun sonucunda da kuraklık, gıda krizi gibi sorunların daha da palazlandığını dile getiriyor. Özetle ancak bu talanın önüne geçilirse çevresel sorunların elimine edileceği görüşündeler. Parti mecliste de çok sayıda önerge sunuyor. Örneğin, 2022 yılı bütçe görüşmelerinde sundukları Sel Felaketi Yaşaması Muhtemel Yerleşim Yerlerinin Muhtemel Sellere Hazırlanması adlı önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Bununla beraber, zaman zaman HDP’li belediyeler de diğer belediyeler gibi çevre tahribatına sebep oluyor. Örneğin, Batman Belediyesi çevre düzenlemesi sırasında 170’e yakın yetişkin ağacı kesmişti. Belediyelerin bu gibi eylemleri partinin çevre politikaları hakkında soru işaretine sebep oluyor.

Sonuç olarak şu an muhalefet durumunda yer alan sol görüşlü partiler genel olarak hükümetin çevre tahribatına karşı çıkıyor ve çevreyi koruyacaklarını dile getiriyorlar. Vefakat bu partilerin yerel belediyeleri de tıpkı iktidar gibi çevreyi tahrip eden eylemlerde bulunuyor. Yani bulundukları vaatler Türkiye’nin çevre sorunları için umut verse de bu vaatlerin ne kadarını yapacaklarını ancak iktidara geldiklerinde görebiliriz.

Bu İçeriği Paylaş
Yorumları Göster (0)

Yorumlar

Benzer Yazılar

Türkiye’nin iklim meselesi: Kim ne diyor, ne yapıyor?
Çevre

Türkiye’nin iklim meselesi: Kim ne diyor, ne yapıyor?

Müsilaj, orman yangınları ve iklim krizi. Doğa, Türkiye’nin gündeminde son yıllarda yoğun olarak yer buluyor. Göç yüzünden artan aşırı nüfus ve tüketim, zehirlerini...

tarihinde Ahmet Ziya Boz tarafından yayınlandı.